YAŞAM VE MÜZİK
Yaşam müziğe benzer. Sanki kasetçideki herhangi bir raftan rastgele bir kaset alıp onu teybe takıp oynatma tuşuna bastıktan sonra onu dinlemeye koyulmuşuz gibi. Karşımıza neyin çıkacağını melodisini sözlerini şarkının kime ait olduğunu süresini bilmiyoruz fakat iyi biri şeyler çıkmasını umuyoruz. Dinlemeye başladıktan sonra şarkı ilerledikçe birtakım yorumlarda bulunuyoruz beklentimiz doğrultusunda. "Sözlerini beğendim ancak melodisi daha iyi olabilirdi" gibi...
Hayatımızın başlaması, dünyanın farkına varmamız, kendimizi farkında vardığımız dünyanın belli noktasında bulmamız ve yaşamımızın sona ermesi. Bizim elimizde olmadan dünyaya geliriz. Kasetimizi biri seçmiş gibi. Her kasetin farklı sözleri ve melodileri vardır her yaşamın da öyle. Ama insan hayvanı içgüdüsel olarak her zaman her şeyin sonunu merak eder. Başına ve ortasına gereken önemi vermez. Müziğin başı ve ortası onun için o kadar da önemli değildir. İmkanı olsa onu ileri sarıp sonunu duymayı ister. Bu yüzden yaşamımızın sonu için çalışırız ya da çalıştırılırız. Var olduğumuz yanlış eğitim sisteminin içinde sonuna vardığımızda iyi şeyler bekleriz. Tüm hayatımız boyunca çabalarız iyi bir iş, iyi bir eş ve daha fazlası için. Bunların hepsini sonunda iyi bir hayata kavuşmak için yaparız. Ama o hayat geldiğinde bakarız ki başını ve ortasını kaçırmışız sonu kalmıştır. Müziğin sadece sonu yoktur. Öyle olsaydı eğer müziğin sonuna en hızlı ulaşan kişi en iyi müziği yaratmış olurdu.
Hayat en başından beri müzikal bir şeydi ve şarkı çalarken bizim dans etmemiz veya şarkı söylememiz gerekirdi.
Yorumlar
Yorum Gönder